Eğer Allah size yardım ederse artık size galip gelecek (yenecek) yoktur ve eğer sizi yardımsız (ortada) bırakacak olursa Ondan sonra size kim yardım edebilir ki Öyleyse mü`minler artık yalnızca Allah`a tevekkül etsinler.
(Âl-i İmrân sûresi:160)
Bir Hadis
Ebu Musa Abdullah İbnu Kays el-Eş`ari (ra) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdular: ALLAH`ın benimle gönderdiği ilim ve hidayetin misali, bir araziye düşen yağmur gibidir. (Bilindiği üzere ), Bazı araziler var, tabiatı güzeldir, suyu kabul eder, bol bitki ve ot yetiştirir. Bir kısım arazi var münbit değildir, ot bitirmez, ama suyu tutar. Onun tuttuğu su ile Cenab-ı Hakk insanları yararlandırır: Bu sudan kendileri içerler, hayvanlarını sularlar ve ziraat yaparlar. Diğer bir araziye daha isabet eder ki, bu ne su tutar ne ot bitirir. Bu temsilin biri ALLAH`ın dininde ilim sahibi kulunana delalet eder, böylesini ALLAH benimle göndermiş olduğu hidayetten yararlandırır; yani hem öğrenir, hem öğretir. Temsilden biri de, buna iltifat etmeyen ALLAH`ın benimle gönderdiği hidayeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder. (Buhari, İlm 20)
Bir Dua
“Allah’ım! Faydasız ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana
sığınırım.” (Nesai, İstiaze, 64)
Hikmetli Söz
Şu üç kişiye; yani
cahiller arasındaki
âlime, zengin
iken fakir düşene
ve hatırlı iken
itibarını kaybedene
acı! Unutma
ki, yüksekte
yer tutanlar,
aşağıdakiler
kadar emniyette
değillerdir.
Şeyh Edebali