Onlardan önce orayı yurd edinmiş ve imanı (içlerine) yerleştirenler ise hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (rahatsızlık) duymazlar Kendilerinde bir sıkıntı (ihtiyaç hali) olsa bile (kardeşlerini) nefislerine tercih ederler Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar felah bulmuşlardır.
(Haşr sûresi-9)
Bir Hadis
Ebu Hureyre (r.a.)'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Namazı kılınıncaya kadar cenazeye katılan bir kimseye bir kırat ecir vardır. Defnedilinceye kadar cenazede bulunan kimseye iki kırat ecir vardır. İki kırat ne demektir diye sorulunca, iki büyük dağ gibidir` diye buyurdu. Hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir. Müslimin rivayetlerinden birisinde: Bu iki kıratın en küçükleri Uhud Dağı gibidir denilmektedir. Buhârîdeki bir rivayette de şöyle denilmektedir: Kim (ecrine) inanarak, (mükâfatını Allah'tan) umarak müslüman bir kimsenin cenazesine katılır, namazı kılıncaya ve defnedilme işi bitinceye kadar onunla birlikte bulunursa her biri Uhud Dağı kadar olan iki kırat ecir almış olarak geri döner. Namazını kıldıktan sonra fakat defnedilmeden önce geri dönen kimse ise bir kırat ecir almış olarak geri döner. Buhârî, III, 196; Müslim, II, 652
Ey Âdemoğlu! Sen bil ki; kendinden gafil olur hazırlanmazsan başkası senin yerine hazırlanmaz. Mutlaka Allah’ın huzuruna çıkacaksın; kendini hazırla, kendi işlerini başkasına havale etme. Hz. Osman (r.a.)