Onlardan önce orayı yurd edinmiş ve imanı (içlerine) yerleştirenler ise hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (rahatsızlık) duymazlar Kendilerinde bir sıkıntı (ihtiyaç hali) olsa bile (kardeşlerini) nefislerine tercih ederler Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar felah bulmuşlardır.
(Haşr sûresi-9)
Bir Hadis
Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Sûr sahibi boruyu ağzına koymuş, ne zaman üflemekle emrolunursa hemen üfleyeceği ânın iznini bekleyip durmakta iken ben nasıl sevinebilirim?”
Bu haber, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabına ağır geldi. Bunun üzerine Resûlullah: “Hasbünallah ve ni’me’l-vekîl: Allah bize yeter, o ne güzel vekildir, deyiniz” buyurdu.
Tirmizî, Kıyamet 8; Tefsîru sûre 39
Bir Dua
“Allah’ım! Bizi bağışla, bize merhamet eyle, (ibadetlerimizi, hayır ve hasenatlarımızı, dualarımızı) kabul eyle, bizi cennete koy, bizi cehennemden azat eyle.” (İbn Ebu Şeybe, Duâ, 135)
Hikmetli Söz
Mutluluk tamamıyla
gönül işidir. Ve
içimizdedir. Onu kendi
içimizden başka bir
yerde sanıp aramak
ve mutluluğu sırf
servet, güç ve şöhrette
görmek çölde serabı su
zannetmektir.